ZAMAN GAZETESİ
Bu ‘kilit’ damarları açacak, Kanserden konsere...
H.SALİH ZENGİN
Tayfun Hancılar ismini Seyir Defteri ve 87. Basamak isimli müzik gruplarından hatırlayanınız olacaktır elbet. Okmeydanı Hastanesi’nde onkoloji uzmanı olarak mesleğini sürdüren Tayfun Hancılar, Seyhan Müzik etiketiyle bu hafta yayınlanacak ‘Kilit’ isimli albümüyle yeniden müzik piyasasına döndü.

20 yaşında iken Yavuz Top’tan bağlama dersleri alarak müziğe başlayan Hancılar, daha sonra Timur Selçuk’tan armoni ve şan dersleri almış ve 1989-90’lı yıllarda Seyir Defteri isimli bir grupla Tırışkadan Nağmeler ve Uzun Yağmurlardan Sonra isimli iki albüm yapmıştı. 1992 yılında mesleği dolayısıyla yurtdışına gidince müzikten kopan sanatçı, 2000 yılından Meltem Taşkıran’dan şan dersleri alarak profesyonel müziğe tekrar adım attı. Hancılar’ı yeniden müziğe çeken şey ise hastası olmuş. Ontoloji ile ilgili can sıkıcı haber aldığı bir gün kafasının dağılması için Rumeli Caddesi’nde yürürken eski bas gitar hocası Ahmet Güvenç’in açtığı dershaneyi görüp içeriye dalmış. Dalış o dalış!..

Peki son dönemde Ferhat Göçer, Doktor Bilal gibi isimleri sıkça duyduğumuz müzik piyasasına bu ilgi neden? “Biliyorsunuz ‘Tıbbiye’den her şey çıkar arada sırada da doktor çıkar’ derler. Doktorluk doğal olarak insanlarla iç içe bir meslek. İnsanların acıları, mutlulukları, hayatları, kararları ile ilgileniyoruz. Bundan dolayı da doktorların sanata ve sosyal içerikli uğraşılara ilgisi yüksek oluyor.” diyerek doktorun değil ancak iyi şarkı ve müzisyenin dinleneceğine dikkat çeken sanatçı, 12 aşk parçasına yer verdiği albümünü yapma gerekçesini ise şöyle anlatıyor: “Uzun zamandır CD alamıyorum. Nedeni de beni bu trafikte bir saat boyunca rahat götürecek şarkılar bulamıyorum. Mutlu ve huzura ulaştırabilecek şarkılar yaptık. Mümkün olduğunca elektronik seslerden kaçındık, akustik enstrümanlar kullandık. Bir aranjöre gittiğiniz zaman kışın hüzünlü, yazın eller havaya şarkılar yapma gerekliliğinden söz ediyorlar. Piyasada böyle kalıplar var. Bu yüzden de farklı düşünmek gerekiyor.”

Türk popunda çığır açacak yeni bir şey yapmadıklarının altını çizen Hancılar, albüme koyacağı şarkıları farklı meslek ve yaş gruplarından oluşan 30 kişilik özel bir jürinin yardımı ile seçtiğini söylüyor. Albümde 5-6 kadar iddialı parça olduğunu belirten Hancılar, “Jüri bu parçalara hiç üşenmeden dinleyip not verdi. Türk halkında bir jüri olma potansiyeli var. Jüri olmayı çok seviyor insanlar. Bu jüriye giremeyenlerden bazıları da bana sitem bile ettiler. İnsanların bu kadar ciddiye alıp not vererek kenarlarına yorum yazmaları garibime gitti.” diyor. Albümde kendi söz ve besteleri yerine Selahattin Erhan, Aslı Zen ve Stelios Rokos’un besteleri ile Fikret Kızılok’un “Yeter ki” şarkısının yer aldığını ifade eden Hancılar, “Benim şarkılarım insanları hüzünlendirebilir ama arabesk gibi asla acı çektirmez. Bir dönem yaşadığımız aşkları anlattık. Mesleğimin acıları müziğime çok yansımıyor. Şarkıcı olarak stüdyoya girip konsere çıktığımda oraya odaklanıyorum, mesleğimi unutuyorum. 24 saat insanların acısıyla yaşarsak kendimiz olmaktan çıkarız.” diyor.

Her gün 40’tan fazla hastaya baktığını belirten müzisyen, şarkı söylemenin kendini zinde tuttuğunu kaydederek, Kilit albümünü hatıra olsun diye yapmadığına ve yeni çalışmalarının devam edeceğine dikkat çekiyor. “Ben Şişli’den Kadıköy’e trafikte arabasıyla giden birisini mutlu edecek ve canını sıkmayacak bir albüm çıkarmak istedim. Başarılı olamazsam bu, dünyanın sonu değil.” diyen 38 yaşındaki Hancılar, Kibariye ile düet yapmayı çok arzu ettiğini belirtiyor. Hancılar ayrıca Kadir Çöpdemir’le beraber bir kez gerçekleştirdiği müzikli-sohbetli Türk Pop Müzik Tarihi gösterilerine de eylül ayından itibaren yeniden başlayacağını söylüyor. s.zengin@zaman.com.tr

Sayı: 81
Bölüm: Müzik