TAKVIM GAZETESI
Acılı değil hüzünlü...



'Kilit' isimli albümü ile müzik sektörüne giriş yapan Tayfun Hancılar, albümündeki şarkıları büyük bir özenle seçmiş. Her yerde dinleyiciye eşlik edecek albümdeki şarkılar acıyı değil, ince bir hüznü hatırlatıyor.



Tayfun Hancılar ile tıp değil, müzik konuştuk. Bilimsel değerlere sahip bir profesyonelle müzik konuşmanın tadı da kalitesinin de farklıymış...

* Müziğe nasıl başladınız?
1987'de Tıp Fakültesi'ni bitirdim. Doktor oldum, müziğe de başladım. Önce Yavuz Top'la 1 buçuk yıl kadar Halk Müziği çalıştım. O dönemde Timur Selçuk'tan solfej armoni dersleri aldım. 1989'da ilk 'Seyir Defteri' ile 'Uzun Yağmurlardan Sonra' adlı ilk albümümüzü yaptık. 1 yıl sonra 'Tirişkadan Nağmeler' diye 2. bir albüm yaptık. O dönem bas gitar çalıyordum, şarkı söylemiyordum.

* Neden ara verdiniz müziğe?
Sonra yurt dışından bir burs kazandım ve Fransa'ya gittim. Orada onkolojide beyin tümörleri üzerine uzmanlaştım.

* Sonra yine Türkiye ve müzik...
2000 yılında Meltem Taşkıran'la şan dersleri başladı. Müziğe dönmüş oldum böylece... Ondan sonra hep şarkıcı olarak devam ettim. 2002'den beri profesyonel bir orkestram var. Özel toplantılarda, konserlerde yer alıyorum.

HAFİF ÇIKINTI BİR TARAFIM VAR
* Bir tarafta onkoloji diğer tarafta müzik! İkisi de çok zor değil mi?
Bende hafif bir çıkıntılık var herhalde. Çünkü mesela ben tıp bittikten sonra uzmanlık sınavında Türkiye'de ilk 150'ye girmiştim. Göz, dahiliye, cerrahi, her şeyi tutturuyordum. Halbuki ben üçüncü sınıftan beri gönüllü onkolojide çalışıyordum. Bütün isteklerim onkolojiyle alakalıydı. Kafaya koymuştum.

* Zorlukları aşmayı seviyorsunuz...
İnsanların yapmadığı işlere karşı düşkünlüğüm var. Hiç kimse onkoloji istemez. Benim birinci tercihimdi. Düşünün son zamanlarda bir sürü büyük sanatçı single yapıyor. Ben tam bir albüm çıkardım.

* Kaç şarkı var albümde, hiç kendi besteniz var mı?
Albümde 11 yeri şarkı, bir tane de cover var. Zaten ilk klibi de bu cover şarkıya çektik. Fikret Kızılok'un 'Yeter Ki'sini söyledim albümde. Değişik bestecilerin parçaları var, ama bu albümde benim bir çalışmam yer almadı.

BU BİR YOL ALBÜMÜ
* Parçaların genel tarzı nedir, romantik parçalar mı ağırlıkta?
Aslında biz 'Kilit' albümünü bir yol albümü olarak tasarladık. 12 tane şarkıyı CD'ye koyalım, Şişli'den Kadıköy'e kadar rahat rahat dinlensin diye düşündük.

* Her tarzdan beste var o zaman...
Farklı besteler var ama bu albüm sizi club'larda deli gibi dans ettirmez. Bu müzik dinlemeye ihtiyacınız olduğu dönemlere ait bir albüm. Bir eşlik albümü...

* Stüdyoda her şey canlı mı çalındı?
Akustik olduğu için zaten buna mecburduk. Çok az elektronik ses duyacaksınız albümde. Çünkü Erdem Sökmen, Levent Altındağ gibi belli başlı isimleriyle çalıştık. Çök özenildi albüme. Bir doktorun hobi olarak yaptığı bir iş gibi düşünmedik.

* Bu arada müzik sektörünün durumu içler acısı, bu ortamda albüm yapmak da cesaret işi...
Şu ana kadar verdiğim bütün röportajlarda aynı şeyi söyledim; 'Kaliteli mal alıcısını bulur. Günün birinde bulur.'

* Satışlar nasıl gidiyor?
Vallahi beklemediğimiz kadar iyi gidiyor. Hatta arkadaşlarım takılıyorlar bana 'Hastaların mı alıyor?' deyi soruyorlar.

* Aktif olarak doktorluk yapıyorsunuz değil mi?
Tabii günde 40-45 hasta bakıyorum. Eski hekimim ben, 18 yıllık hekimim. Popüler de bir adamımdır tıp camiasında. Doktor arkadaşlar çok hasta gönderir. İkisi birbirinden çok farklı işler sonuçta.

* İkisi çok farklı işler ama Ferhat Göçer çok eleştirildi. Siz de aynı şekilde eleştirilebilir misiniz? Çünkü bizim ülkemizde 2 meslekte birden başarılı olan insanlar hazmedilemiyor...
Tabii haklılar. Çünkü insanlar bir meslekte başarılı olmayı beceremezken, siz kalkıp da ikisinde birden başarılı olursanız, bu hazımsızlık yaratır. Türkiye'de insanlar biraz mutsuz. Televizyonu açıyorsunuz, hiçbir şey olmasa bina çöküyor. Bunun getirdiği bir depresyon hali var.

* Peki, biliyorsunuz artık albümü yaptıktan sonra promosyon gerekiyor. En iyi promosyon da polemik yaratmak...
Polemiksiz döndürenler de var. En başta Candan Erçetin var. Zaten albümün en büyük destekçisi Candan'dır. Benim Galatasaray Lisesi'nden arkadaşım kendisi. Ferhat Göçer de kimseyle polemiğe girmiyor.

HAYAT ÇOK SIKICI OLURDU
* Sizin hakkınızda polemik yaratılsa?
Hayatın en güzel tarafı 1 yıl sonrasını kestirememek. Önümüzdeki 5 yılı planlayabilsek hayat çok sıkıcı olurdu. O yüzden şimdi böyle bir işe girdiğiniz zaman 'Ben şunu yapmam, ben kesin böyle demem' demek çok komik.

* Magazin basınına nasıl bakıyorsunuz?
Magazin çok korkulacak, iğrenilecek, berbat bir şey değil. Sonuçta magazin, ünlü insanların yaşamlarına dair kesitler veren renkli bir dal. 'Magazinin içinde olmam, polemiğe girmem' gibi şeyler söylemek bana çok iddialı geliyor.

* Polemiğe girer misiniz?
İyi bir iş yaptım, elimden geldiğince emek verdim. Ama halkın beni ne kadar benimseyeceğini bilmiyorum. Bunu benimseme sürecinde, fol yokken, yumurta yokken 'Git filanca insana şunu söyle' derlerse bunu tabii ki yapmam.

* Bu kadar karamsarlıktan sonra 'Kilit' mutlu bir albüm mü?
Kilit, mutlu ve huzurlu bir albüm. Hüzünlü olduğu taraflar da var ama acılı bir albüm değil.

* Acı ve hüzün farklı mıdır?
Acılı müzik arabesk'tir. Benim şarkılarımda mesela anılarda kalan ve zaman zaman burnunuzun direğini sızlatan bir özlem vardır.